Türkiye Bilişim Sektörü Derneği

Bilişim Şirketlerini Yakından İlgilendiren Kanun Değişiklikleri Ve Tasarıları

Tübider tarafından 10 Ocak 2013 tarihinde yayınlandı.

Yeni Türk Ticaret Kanunu ve Dijital Şirket
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı

resim1Av. Batu Kınıkoğlu,  Av. Eser Rüzgar  –  DKTR Hukuk Bürosu

2012 yılında Yeni Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girmiş; getirdiği kayıtlı elektronik posta, elektronik genel kurul, elektronik fatura, elektronik ticaret sicili gibi yenilik ve değişiklikler ile bilişim firmaları başta olmak üzere Türkiye ticaret hayatında köklü değişikliklere yol açmış ve açmaktadır. 2013 yılında ise, hali hazırda taslak halinde bulunan Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un ve Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un yasalaşması beklenmektedir. Bu yazı, Yeni Türk Ticaret Kanunu, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı hakkında kısa bir bilgilendirme yapmayı amaçlamaktadır. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı henüz tasarı halinde oldukları için, yasalaşmadan önce değişikliğe uğramaları ihtimal dahilindedir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu ve Dijital Şirket

Yeni Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesiyle, özellikle şirketler hukuku alanında köklü değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklerin ana alanlarını kısaca denetim, şirket organlarının yapısı, yönetim kurulu veya şirket müdürünün sorumluluk rejimi ve şirket içi borçlanma rejimi olarak sıralayabiliriz.  Her sermaye şirketinde bulunan denetim mekanizması, cirosu belirli bir miktarın üzerinde olan veya halka açık anonim şirketlere zorunlu kılınmıştır. Yani bu niteliklerin dışındaki şirketler için denetim mekanizması ihtiyari bir organ olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda anonim şirket organları – denetime tabi olmayan şirketler bakımından – genel kurul ve yönetim kurulu olarak söylenebilir. Yine sermaye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi veya limitet şirkette ortağın sorumluluğu kusur sorumluluğu ilkesine dayandırılmıştır. Böylece şirket içindeki bazı sorumlulukların devri mümkün hale gelmiştir. Şirket içi borçlanmaya ilişkin değişiklikle de, önceden tamamen yasak olan şirket içi borçlanma düzeyi sınırlanmıştır. Bunun yanında, melek yatırımcı, girişim resim2sermayesi gibi Türk Hukukunda düzenlenmemiş ancak bilişim girişimcilerinin sıklıkla gereksinim duyduğu alanlara ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bunun yanında, sermaye şirketlerinde Elektronik Genel Kurul’un alt yapısına yönelik tebliğ çıkarılmış ve MERSİS sistemi kurulmuştur. İnternet sitesi kurma zorunluluğu denetime tabi şirketler açısından zorunlu hale getirilmiş ve bazı ekonomik tabloların internet kanalıyla ilanı mecbur tutulmuştur. Tüm bu değişiklikleri kapsayacak şekilde, tüm şirketlerin, ana sözleşmelerini her yükümlülük için belirlenen süreler içinde değiştirmesi gerekmektedir. Aksi halde haklarında idari para cezaları uygulanacaktır. Türk Ticaret Kanunundaki elektronik ortamda genel kurul, İcra İflas Kanunundaki elektronik ortamda haciz gibi düzenlemelerin dijital şirket konseptine de uygun düzenlemeler olduğunu belirtelim.

 

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı

Ülkemizde elektronik ticaretin düzenlenmesine özgülenmiş bir kanun henüz bulunmamaktadır. Elektronik ticaret birçok farklı ve bazen konuyla doğrudan ilgili olmayan kanunlar ile düzenlenmekte; bu durum ise uygulamada karışıklıklara yol açmaktadır. Uygulamadaki bu karışıklıkların giderilmesi ve ülke mevzuatının 2000/31/EC sayılı elektronik ticaret hakkındaki direktif başta olmak üzere Avrupa Birliği Direktifleri ile uyumlu hale getirilmesi için, 2013 yılı içerisinde Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un çıkarılması planlanmaktadır.

Tasarıda elektronik ticaret “fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet” olarak tanımlanmış ve bu faaliyetler Kanunun kapsamı içerisine alınmıştır. Kanun, e-ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişiler ile bu ticaretin gerçekleşmesi için ortam sağlayan hizmet sağlayıcıları birbirinden ayırmış; e-ticaret faaliyetinde bulunan kişileri “hizmet sağlayıcı”, e-ticaret ortam sağlayıcılarını ise “aracı hizmet sağlayıcı” olarak tanımlamıştır.
resim3Kanun, hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Hizmet sağlayıcıların, elektronik ortamda sözleşmenin yapılmasından önce, sözleşme metninin kendisi tarafından saklanıp saklanmayacağı ile bu sözleşmeye alıcının daha sonra erişiminin mümkün olup olmayacağına ilişkin bilgileri, uygulanan gizlilik kurallarını ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgileri kullanıcıya sunması gerekmektedir. Hizmet sağlayıcının, ayrıca, siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, kullanıcıya ödeyeceği toplam bedel bilgisini sunması; bunun yanı sıra, sipariş sonrasında, siparişin ve siparişin alındığının teyidini sunması gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yanı sıra, hizmet ve aracı hizmet sağlayıcılar, söz konusu e-ticaret işlemleri nedeniyle elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumlu olacak ve kişisel verileri ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemeyecek ve başka amaçlarla kullanamayacaktır. Kanun ile hizmet sağlayıcılara, yaptıkları promosyonların niteliklerini açık ve anlaşılır bir şekilde kullanıcılara sunma, kullanıcıdan önceden onay almadan ticari elektronik ileti gönderememe, kullanıcılara ticari elektronik iletileri reddetme hakkı tanıma zorunluluğu gibi birçok yükümlülük de getirilmektedir.

 

Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı

Ülkemizde kişisel verilerin korunması hakkında özel bir kanun bulunmamaktadır. Mevcut durumda, kişisel verilerin korunması, T.C. Anayasasının yanı sıra Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu gibi kanunlar ile genel olarak düzenlenmekte; sağlık ve telekomünikasyon gibi alanlarda ise sektör-spesifik yönetmelikler ile düzenlenmektedir. Ancak AB müzakere sürecinden doğan ihtiyaç ve Türkiye’nin AB nezdinde kişisel veriler konusunda “güvenli olmayan üçüncü ülke” statüsünde bulunmasının ticari hayatı olumsuz olarak etkilemesi neticesinde, Kişisel Verilerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un çıkarılması önemini artırmıştır.

Kanun ile “belirli veya kimliği belirlenebilir bir kişiye ilişkin bütün bilgiler” kişisel veri sayılacak; kişisel verilerin “toplanması, elde edilmesi, kaydedilmesi, düzenlenmesi, depolanması, uyarlanması veya değiştirilmesi, değerlendirilmesi, kullanılması, açıklanması, aktarılması veya elde edilebilir olması, ayrılması veya birleştirilmesi, dondurulması, silinmesi veya yok edilmesi gibi işlemlerden herhangi biri” kişisel verilerin işlenmesi sayılacaktır. İstisnai haller haricinde, kişisel verilerin işlenmesi ise veri sahibinin rızasına bağlı olacaktır. Kanun ile, kişisel verileri işleyen herkes, veri sahibini verilerin işlenmesi ile ilgili önceden aydınlatma ve verilerin güvenliğini sağlama ile yükümlü olacak; veri sahipleri de veri kütüğü sistemi sahibine başvurarak kendisiyle ilgili olarak kişisel veri kaydedilip kaydedilmediğini öğrenmek, kaydedilmişse bunları istemek hakkına sahip olacaktır. Kanun ilgili kurallara uymayan kişiler için idari para cezası ve hapis cezası öngörmektedir. Kanun, veri işleyen kişiler için bir yıllık bir uyumluluk süresi öngörmekte; Kanun’un çıkmasından itibaren ilgililerin bu uyum süresi içinde bütün süreçlerini Kanun’a uygun hale getirmeleri beklenmektedir. Tasarının 2013 yılı içerisinde yasalaşması beklenmektedir.

 

You must be logged in to post a comment.